1. Uygulamanın çözdüğü sorun
Fikri tek cümlede anlatabilmek önemli. “Her şeyi yapan bir platform” yerine, belirli bir insanın belirli bir sorununu nasıl kolaylaştırdığını söyleyebilmelisiniz. Bu cümle net değilse proje kapsamı da sürekli büyür.
Ben ilk görüşmede uygulamanın ekranlarından önce bugün yaşanan sorunu anlamaya çalışırım. Kullanıcı şu anda ne yapıyor, nerede zorlanıyor ve yeni uygulama hangi adımı kısaltacak? Sağlam başlangıç noktası budur.
2. İlk kullanıcı ve ilk senaryo
Herkese hitap eden bir ürün genellikle kimse için yeterince güçlü değildir. İlk kullanıcı grubunu yaş, meslek veya şehirden çok ortak ihtiyaç üzerinden tanımlamak daha faydalıdır.
Ardından o kişinin uygulamayı açtığı ilk anı düşünmek gerekir. Ne yapmak için geldi, hangi sonucu görünce uygulamanın işe yaradığını anlayacak? İlk sürümün merkezi bu senaryodur.
3. İlk sürümün sınırı
Üyelik, ödeme, bildirim, harita, mesajlaşma ve yönetim paneli aynı projede istenebilir. Ancak hepsinin ilk günden gerekli olması nadirdir. İlk sürüm, fikrin değerini kanıtlayacak en küçük bütün olmalıdır.
Kapsamı küçültmek fikri küçültmek değildir. Aksine doğru kısmı daha iyi yapmak için alan açar. Sonraki sürümlerin ne olacağını not eder, fakat ilk teslimi gereksiz yükten korurum.
4. Bütçe, zaman ve sonrası
Bütçe yalnızca ekran sayısına göre oluşmaz. Kullanıcı hesapları, ödeme, veri yönetimi, tasarım seviyesi, mağaza hazırlıkları ve üçüncü taraf hizmetler toplam emeği etkiler. Bu nedenle kesin fiyat, kapsam görülmeden sağlıklı değildir.
Yayın sonrası hata düzeltme, içerik güncelleme ve yeni işletim sistemi sürümleri de düşünülmelidir. Uygulamayı yaptırmak tek seferlik bir dosya teslimi değil, yaşayan bir ürünün başlangıcıdır.