Göndermek için gerçek bir neden
Bir işlem tamamlandığında, yaklaşan önemli bir tarih olduğunda veya kullanıcı kendi hatırlatıcısını kurduğunda bildirim doğal bir fayda sunar. Sırf uygulama unutulmasın diye gönderilen genel mesajlar kolayca gürültüye dönüşür.
Her bildirimin “Bu bilgi şimdi gelmezse kullanıcı ne kaybeder?” sorusuna cevabı olmalıdır. Cevap yoksa bildirim yerine uygulama içi içerik daha doğru olabilir.
İzin doğru anda istenmeli
Kullanıcı uygulamayı ilk kez açar açmaz nedenini görmeden bildirim izni vermeyebilir. İznin, faydanın anlaşılacağı bağlamda istenmesi daha şeffaftır.
İzin reddedildiğinde uygulamanın temel işlevi bozulmamalıdır. Kullanıcıya daha sonra ayarlardan değiştirme yolu açıkça gösterilebilir.
Kontrol kullanıcıda kalmalı
Hatırlatma türü, saat veya konu seçilebiliyorsa bildirim daha kişisel ve yararlı olur. Herkese aynı sıklıkta gönderim yapmak farklı kullanım alışkanlıklarını yok sayar.
Kapatma seçeneğini saklamak kısa vadede sayıyı artırabilir ama güveni azaltır. Ben bildirim ayarlarını ürünün doğal bir parçası olarak görürüm.
Başarı yalnızca açılma oranı değildir
Bir bildirimin tıklanması her zaman iyi olduğu anlamına gelmez. Kullanıcının istediği işi tamamlayıp tamamlamadığı ve bildirimleri kapatıp kapatmadığı da önemlidir.
İyi bildirim stratejisi daha çok mesaj değil, doğru anda daha az ve anlamlı mesaj üretir.